Ayhan Yetgin

Ayhan Yetgin

Ayhan Yetgin
Yenilikçi ve Özgün


Genç olmasına karşın pek çok ödül kazanmış, uluslararası platformda adından söz ettirmeye başlamış bir tasarımcı Ayhan Yetgin. Yetgin, modanın sadece kıyafetten ibaret bir olgu değil, yüksek bir algı biçimi olduğunu savunuyor. Öncelikli hedefinin de bunu insanlara göstermek olduğunu belirtiyor.

Hazırladığı ilk koleksiyonda AIDS hastalığına yakalanmanın hayal kırıklığını üzerinden atan ve hayata farklı bir açıdan bakmaya başlayan güçlü bir kadından ilham aldığını söyleyen Yetgin, yapıtlarında özgün olma konusunda kararlı. AIDS’le özdeşleşmiş kırmızıya tasarımlarında yer vermeyen genç tasarımcı, bunun yerine geometrik kesimleri natürmort renklerle kullanmayı tercih etmiş.

Ayhan Yetgin ile hem tasarımlarıyla tanınmaya başlamadan önceki hayatı hem de gelecekteki projeleriyle ilgili konuştuk.

WR: Moda küçükken de ilginizi çeker miydi?
Çocukluğumda ilgimi çeken uğraşlar arasında başta resim olmak üzere, yeniliği çağrıştıran ve sanatsal değerleri içinde barındıran her şey yer alırdı. Eğitimim de buna paralel ilerledi. Lisede resim eğitimi aldım. Lisans eğitimime de Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil ve Moda Tasarımı bölümünde devam ettim. Eğitimim henüz devam ederken katıldığım yarışmalarda ödüller kazandım. 2010 yılında katıldığım, İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri tarafından düzenlenen Koza adlı yarışmanın ardından Patricia Field’ın favorisi olarak Diana Pernet’nin blogunda yer aldım. Markamı oluşturup, uluslararası platformda kendime yer edinmek adında bu benim için güzel bir adım oldu.

WR: Genç bir tasarımcı olarak en çok hangi tasarımcıları beğeniyorsunuz? Hangi tasarımcılar size ilham veriyor?
Alexander McQueen, Hüseyin Çağlayan ve Victor&Rolf’u çok beğeniyorum! Fakat tasarımcılardan ilham almıyorum. Beni etkileyen hikâyelerden, yenilikçi bakış açılarından ya da felsefeden  yola çıkarak koleksiyonlarımı oluşturuyorum.

WR: Hazırladığınız ilk koleksiyon AIDS’e dikkat çekiyordu. Bunun hikâyesini bizimle paylaşabilir misiniz?
AIDS bütün insanları ilgilendiren, evrensel bir konu. Ama Türkiye’de fazla ele alınmıyor. Ben de Hem AIDS’e dikkat çekerek insanların konuyla ilgili daha detaylı araştırma yapmalarına sebep olmak, hem de HIV ile yaşayanlara olan yaklaşımlarda duyarlı olmalarını sağlamak için mesaj vermek istedim. Pozitif Direnç adını verdiğim koleksiyonum HIV pozitif olan bir kadının geçirdiği psikolojik dönüşümleri anlatıyor. Dönüşüm sürecinin başında kadın sadece kendisi ve duvarlarıyla, sonrasında hayata yeni bir gözle bakan güçlü biri olarak ortaya çıkıyor. Kadının geçirdiği dönüşümleri siyah, gri ve beyazla anlattım. Kadının düşünsel yoğunluğunu ve duvarlarını da vücudu saran katmanlarla vurguladım.

WR: Şu anda üzerinde çalıştığınız bir proje var mı?
Hazırlamakta olduğum bir proje var. Araştırma ve geliştirme aşamasındayım. Deneysel bir proje olduğu için sonuca giderken daha gözlemci olmama olanak sağlıyor.

WR: Ayhan Yetgin imzalı bir tasarımı taşımasını özellikle istediğiniz bir isim var mı?
İlk aklıma gelen Lady Gaga elbette. Çünkü deneysel çalışmalar tam ona göre. Herhangi bir kalıba ait değil, yeniliğe sonsuz açık.

kwanpen