Dior ve Harry Winston'ı Yansıtan Adam: Laziz Hamani

Dior ve Harry Winston'ı Yansıtan Adam: Laziz Hamani

Laziz Hamani

Hayatının Fotoğrafının Peşinde

Laziz Hamani, henüz 12 yaşında, çok küçük bir meblağ ödeyerek aldığı fotoğraf makinesi ile hayatının yönünü belirleyen bir çocuk aslında. Çektiği fotoğraflar ile yansıttığı farklı bakış açısı, büyük markaların da gözünden kaçmamış. Aralarında Harry Winston ve Dior 'un da bulunduğu, dünyaca ünlü pek çok marka için halen fotoğraf çekimleri yapmaya devam ediyor Hamani. Kişisel çalışmalarına da ara vermeden...

Butik tarzıyla tanınan Assouline'in hazırladığı kitapların pek çoğunda da sanatçının imzası bulunuyor. Geçtiğimiz günlerde yayınlanan The Grand Bazaar Ìstanbul kitabı da bunlardan biri. Kitabın çalışmaları için İstanbul'u ziyaret eden ve Kapalıçarşı başta olmak üzere İstanbul'un mistik yapısına tutulan Hamani'yle fotoğrafçılık kariyeri ve son çalışması hakkında konuştuk.

"İnsana göre, genelde daha zarif, güçlü, enerjik ve duygusal oldukla­rından, eski uygarlıklarda hayvanlar sıklıkla tanrıları sembolize etmek için kullanılırlardı. Buradan yola çıkıp Harry Winston mücevherlerini hay­vanlarla birlikte kullanma fikri bana çok enteresan geldi."

Fotoğrafçılıkla ilgili her şeyi seviyo­rum fakat bugünlerde mekânların, obje­lerin ve boşlukların uyumuyla ilgili ça­lışma yapma fikri daha cazip geliyor. " 

WR: Deklanşör ile aranızda bir bağ olduğunu nasıl keşfettiniz?

Paris'in arka sokaklarından birindeki bir pazarda, şarkı söyleyip sihirli bir cihaz sattığını bağıran bir adam görmüştüm. 12 yaşındaydım. O cihaz da bir kameraydı. Adam, kamera için aşağı yukarı bugünün parasıyla 4€ istiyordu. Benim de tam olarak o kadar birikmiş param vardı. Anneme gidip paramı vermesini istedim. Annem kamera satın almanın neden gerekli olduğunu anlamasa da bunun iyi bir seçenek olduğunu biliyordu.

WR: Kişisel çalışmalarınızın konularına nasıl karar veriyorsunuz?

Genelde hislerim doğrultusunda çalışıyorum; bir şeyler gözümün önünde canlanıyor, ben de onları aktarıyorum.

WR: Hayatınızın fotoğrafını çektiniz mi?

Hayır, henüz değil. Ama her gün bunu düşlüyorum.

WR: Sizi tatmin eden bir kare yakaladığınızda nasıl hissediyorsunuz?

Vücudumu baştan aşağı kaplayan bir şok misali an­latılamayacak bir his bu. O an, her ne kadar mutlu olsam da, bir sonraki kareyi hayal etmeye başlamış oluyorum. Her zaman daha iyisini yapabileceğimi hissediyorum.


WR: Daha evvel pek çok kez Dior için çekim yaptınız. Sizce Dior ne ifade ediyor?

Dior, dün, bugün ve yarın, kısacası her daim şık, yenilikçi, yaratıcı olacak bir isim.


WR: Harry Winston için hazırladığınız reklam çalışması çok canlı ve eşsiz karelerden oluşu­yor. Mücevherleri hayvanlarla birlikte kullan­ma fikrini nasıl buldunuz?

İnsana göre, genelde daha zarif, güçlü, ener­jik ve duygusal olduklarından, eski uygarlıklar­da hayvanlar sıklıkla tanrıları sembolize etmek için kullanılırlardı. Buradan yola çıkıp Harry Winston mücevherlerini hayvanlarla birlikte kullanma fikri bana çok enteresan geldi.


"Bu çalışmayı gerçekleştirme ko­nusunda bana güvendikleri için İrem Kınay'a ve Serdar Gülgün'e çok teşekkür ederim."


WR: Assouline için kitaplar hazırladınız, hatta so­nuncusu "The GrandBazaar istanbul", istanbul'da hazırlandı. Bize kitabın hikâyesini ve çekim sürecini anlatır mısınız?

Bu, bana editörüm tarafından sunulmuş bir ko­nuydu. Hiç tanımadığım bir ülkeye gitmek benim için yeni bir macera demekti. İstanbul'a geldiğimde ilk olarak iki önemli insanla tanıştım. Bunlardan biri As-souline Türkiye Marka Sorumlusu İrem Kınay diğeri de The Grand Bazaar İstanbul'un yazarı Serdar Gül-gün idi. İkisi, tıpkı rehber gibi, bana Kapalıçarşı'yı, İç Bedesten'i, çarşının dışını tanıttılar. Serdar Gül-gün, fotoğraflanması gereken önemli tüccarların ve mekânların listesini yapmıştı. Öğrenilmesi gereken her şeyi öğrendiğime karar verdiklerinde, biraz da kendim araştırma yapayım diye beni yalnız bıraktılar. Kapalıçarşı büyüleyici bir yer. Asistanım ile birlikte Kapalıçarşı'nın ruhunu aramaya başladım. Her sabah, dükkânlar açılırken oradaydık ve hep kapanışta ayrıl­dık. Çalışma sırasında pek çok farklı ülkeden tüccarla tanıştım. Bize her konuda yardımcı oldular. Bu çalış­mayı gerçekleştirme konusunda bana güvendikleri için İrem Kınay'a ve Serdar Gülgün'e çok teşekkür ederim.

 

kwanpen