Evren Kayar

Evren Kayar

Hikayesi Olan Tasarımlar

Evren Kayar

Boğaziçi Üniversitesi Turizm ve Otelcilik Bölümü’nü bitirdikten sonra hayallerinin peşinden giderek Floransa’daki Scuola d'Arte’de desen eğitimi alan Evren Kayar, Türkiye’ye döndükten sonra takı tasarımı üzerine yoğunlaştı ve 5 sene önce ilk koleksiyonu Ottoman Remix ile Ekay markasını yarattı.

Takıları Çukurcuma’da açtığı mağazanın dışında çeşitli AVM’lerde de satılmaya başlayan Ekay markasına Takım Yıldızları, Flower Power ve Kozmos Koleksiyonu da ekleyen Evren Kayar ile tasarımcılığa bakış açısını ve Ekay’ı konuştuk.

WR: Ekay markası nasıl ortaya çıktı?
Merakla ve hobiyle başlayan bir yolculuk diyebilirim. Bu merakımın ardından uzun bir öğrenme süreci geçti. Bir süre farklı sektörlerde çalıştım. 5 yıl önce Ekay markasını hayata geçirdim. 2010 Kasım ayı itibariyle de Çukurcuma’daki mağazamı açtım. Bu mağaza dışında takılarım çeşitli AVM’lerde de satılıyor. Teşvikiye’de de yeni bir mağaza açmaya hazırlanıyoruz.

WR: Bir tasarımcıda mutlaka olması gereken özellikler sizce nelerdir?
Doğru bir göz ve estetik anlayışının yanında detayları fark edebilmek, sürekli yeniyi keşfetmek,  çalışmak ve çalışmak...

WR: Tasarım sürecinde önce tasarıma mı yoksa kullanacağınız malzemelere mi yoğunlaşıyorsunuz?
Ben detaydan bütünü bulabilen bir kişiyim. Önce hikaye önemli benim için, daha sonra yaratma sürecim başlıyor. Elbette ki hepsi bir bütün. Hayal ettiğim şeyi doğru şekilde hayata geçirmek de çok önemli.

WR: En çok hangi takıyı tasarlamaktan zevk alıyorsunuz? Tasarımcı olarak tutkun olduğunuz taşlar ve renkler var mı? 
Ayrım yapmam çok zor ama yine de yüzük tasarımını sanırım daha fazla seviyorum. Ellerin şifasına inanıyorum. Kişisel olarak en çok zümrüt seviyorum; ama son zamanlarda kristal kuvarsı çok severek takıyorum. Kuvars kristalinin şeffaf görüntüsünün içinde güç olduğunu düşünüyorum. Ve tabii kristal kuvarsın bir çeşidi olan Necef taşını da yeni keşfettim. Çok serin bir taş, insana huzur veriyor. Osmanlı döneminde Necef taşından eli terletmediği için tespih yaparlarmış. Taş seçimlerim, her koleksiyonun ruhuna göre değişiyor. Bazen tasarıma göre taş kestirdiğimde olur. Örneğin Takım Yıldızı koleksiyonumdaki bütün taşlar, sadece bu koleksiyona özel olarak, Hindistan’da kestiriliyor.

WR: En çok nelerden ilham alıyorsunuz?
Astronomi, astroloji, doğadaki ahenk… Dolayısıyla ben de merak uyandıran her şey bana ilham kaynağı oluyor. Elbette ki seyrettiğim özellikle kostüm ve dekor açısından zengin olan filmler, okuduğum kitaplar, gezdiğim ülkeler, sergiler de beni çok besliyor. Seyahat etmeye çok vakit bulamasam da okuduğum kitaplarda veya seyrettiğim filmlerde bile başka bir dünyaya gidiyormuşum hissini yaşamayı seviyorum, hepsi yaratıcılığıma katkıda bulunuyor.

WR: Neden gümüş ve altını yarı değerli taşlarla birleştirmeyi tercih ediyorsunuz?
Malzeme olarak koleksiyonlarımızda 925 ayar gümüş ya da 18 ayar altın kullanmayı tercih ediyoruz. Pırlanta, yarı değerli taşlar ve deriyi farklı form ve anlatımlarla kullandığım koleksiyonlarım da oldu. Pırlanta ve zümrüt de kullanıyorum. Açıkçası materyal kullanımında kendimi kısıtlamıyorum. Sadece altın kaplama yerine 18 ayar kullanmayı tercih ediyorum; çünkü gerçek materyalin tene dokunmasını daha doğru buluyorum. Gümüşse gümüş, bronzsa da bronz; ama kesinlikle gerçek olanı kullanmayı seviyorum koleksiyonlarımda.

WR: Kişiye özel tasarım yapıyor musunuz?

Hazır koleksiyonlarımın dışında kişiye özel çalıştığım tasarımlar da oluyor. Ayrıca firmalar için kreatif gümüş promosyon ürünleri de tasarlıyorum.

WR: Son koleksiyonunuz Kozmos hakkında bilgi verebilir misiniz? Nelerden esinlendiniz?
Son koleksiyonum Kozmos yine hayatın içinden gelen artı-eksi, büyüktür-küçüktür işaretleriyle zıtlıkların bütünlüğünü anlatmaya çalıştığım bir koleksiyon oldu. Sadece pırlanta, kristal kuvars ve Onyx taşlar kullandım. Tamamen siyah beyaz bir koleksiyon oldu.

kwanpen