Güzelliği Arayış

Güzelliği Arayış

 

Biz, iyisiyle kötüsüyle yaptığımız her iş ve yaydığımız enerjiyle içine doğduğu normların sınırlarını en çok zorlayan canlı türüyüz. Aynı zamanda güzellik konusunda da limitlerimizi aşmaya çalışıyoruz. İnsan ırkı geçirdiği evrimler, estetik cerrahi ve kozmetik müdahaleler yardımıyla atalarından görüntü olarak gittikçe uzaklaşıyor. Bu, uzun bir yol. Güzelliği elde etmek ve onu korumak için pek çok sapağa giriliyor, virajlar dönülüyor. Bazıları iyi bazıları ise çirkin yerlere çıkan bu güzergâhların hepsinin ulaşmayı istedikleri yer aynı: herkesin daha güzel olduğu bir dünya. 

Kadınlar gündelik yaşantılarında çoğu zaman görünmek istedikleri gibi uyanamadıklarından, kozmetik ürünler büyük önem taşıyor. Sadece karşı cinsi etkilemek adına değil aynı zamanda kendi cinsinin de gözündeki yerini korumak için modern zamanın çalışan kadını gerektiğinde makyaj çantasını kullanmaktan asla çekinmiyor.
 

Kozmetik ürünler denildiğinde; insan vücuduna güzelleştirme, koruma, başkalaştırma ya da temizleme amacıyla uygulanan deri, cilt, dudak, göz ya da diş ürünleri akla geliyor. Haçlılar’ın Orta Doğu’dan ellerinde parfümler ve bugünkü makyaj malzemelerinin atalarıyla dönmesinin ardından toplumun her kesiminde kullanılmaya başlanan kozmetikler, tarihin bildiğimiz ilk çağlarından bu yana insanları cezbediyor. Günümüzde bu sektörde insan görünüşünü ya da kokusunu daha güzel hale getirmeye yarayan cilt bakımı kremleri, losyonlar, pudralar, parfümler, lipstikler, tırnak cilaları ve ojeler, göz ve yüz makyaj malzemeleri, renkli kontakt lensler, saç boyaları, saç spreyleri ve jelleri, deodorantlar, el dezenfektanları, bebek ürünleri, banyo yağları, duş köpükleri, güneş

yağları ve daha pek çok farklı ürün yer alıyor. Bu ürünlerin görünüşü daha çekici hale getirmeye yarayan büyük bir kısmı ise makyaj malzemeleri diye adlandırılıyor. 

Güzelliği ararken iyi ya da kötü pek çok sonucun ortaya çıktığını halen görüyoruz. Bazı ürünler kullanıcılara zarar verebildikleri gibi üretim aşamasında yapılan deneyler de çevre ve doğal yaşamı da olumsuz etkileyebiliyor. Güzelliği arayış beraberinde kalıcılığın sağlanmasını da getiriyor. 

Birbiriyle yarış içinde olan kozmetik ürünlerine son yıllarda dermokozmetik ürünler de katılmış bulunuyor. Ecza marketinin cilt sorunları çözmek amacıyla sunduğu spesifik bir ürün grubu olan ve dermatoloji ve cilt bakımının birleştiği noktadaortaya çıkan dermokozmetik ürünler alerjiye müsait, fazla kuru, kılcal damarları yüzeye yakın, sivilceli ya da benzeri cilt hastalıkları olan, doğuştan hassas ya da hayat faktörleri sebebiyle zayıf düşüp kendini yenileyemez hale gelmiş ciltlerde bile hasara sebep vermeyecek biçimde hazırlanmış, tedavi amaçlı, reçeteli de satılabilen kozmetik ürünler olarak tanımlanıyor. İlaç statüsünde üretildikleri için eczanede satılan bu ürünler, kozmetik ürünler gibi kullananın çehresini güzelleştirmeyi hedefleseler de bunu onlardan biraz farklı

olarak ele alıyorlar. Güzellik uzmanları tarafından kozmetik ürünlerin yanında yardımcı ürün olarak önerilen dermokozmetikler doktorlar tarafından da ana ilacın yanı sıra verilen destekçi görevini üstleniyor.


 

PARFÜMERİDEN KOZMETİK Mİ, YOKSA ECZANEDEN DERMOKOZMETİK Mİ?

 

 



Dr. Mustafa Kemal ATAÖNDER

Medikal Estetik Koordinatörü

Daha güzele ulaşma çabası insanların en eski uğraşlarından biri olmuştur. Güzelleşmeye çalışmak, kadının doğasından gelen bir özellik. Tarih öncesinde de kadınların güzelleşmek için günün koşullarına göre bazı yöntemlere başvurduklarını biliyoruz. Bugünün kadınlarının güzelleşmeye aşırı derecede meraklı olduklarını iddia edenler yanılıyorlar. Tarihten önce ve de tarihin en karanlık çağlarında yaşamış kadınlar da 21’inci yüzyıldaki hemcinsleri gibi süslenmek ve güzelleşmek istiyorlardı. Onlar, bir bakıma güzelleşmenin de tarihini yazmış oldular. Günümüzde tıp, kozmetik sanayi ve teknoloji, kadın güzelliğinin emrinde. Eski çağlarda doğa ile iç içe yaşayan kadınlar bitkisel macunlar, şifalı sular gibi kaynaklardan yararlanırken günümüzde doğadan uzaklaştıkça daha rafine kozmetik ürünlere yönelmişlerdir.

Kozmetik sektörü bir taraftan gittikçe gelişirken diğer taraftan ürünlerin cilt tiplerine uyumluluğu, kalitesi ve güvenilirliği konusunda bazı çelişkiler de ortaya çıkmıştır. Bu durum bu sektörü daha detaylı çalışmalarla cilt tiplerine uygun ürünler geliştirmeye yöneltmiştir. Dermokozmetik ürünlerin ortaya çıkışı da bu sayede olmuştur.

Dermokozmetik ürünler genel olarak ABD’de kozmesötik, Avrupa'da dermokozmetik, Japonya'da ise ilaç benzeri ürünler olarak adlandırılmaktadırlar. İlk başlarda alfa hidroksi asitler (AHA), antioksidanlar, vitaminler, seramitler, proteinler, bitkisel ekstreler, güneş koruyucular gibi sınırlı ürün grubu dermokozmetik sayılırken; günümüzde kepek ürünleri, deodorantlar, tüy dökücü ve azaltıcılar, saç dökülmesi ürünleri gibi birçok ürün dermokozmetik ürün kabul edilmektedir. Dermokozmetikler, ABD ve bazı Avrupa ülkelerinde OTC (over- the- counter / tezgah üstü reçetesiz satılan ilaç) kategorisinde sınıflandırılmaktadır ve dermatoloji ilaçları ile kozmetik ürünlerinin özelliklerini kısmen içinde barındıran ürünler olarak değerlendirilmektedirler. İlk kez ABD’de 80li yıllarda glikolik asitli ürünlerin piyasaya sürülmesi ve bunların yaşlanma karşıtı ve tedavi edici özelliklerinin ortaya çıkması ile dünyada yaygınlaşmıştır.

 

Dermokozmetikler tedaviye yardımcı ürünlerdir ve sivilceler, lekelenmeler, hassas egzema eğilimli ciltlerin tedavisine yardımcı olarak da kullanılmaktadır. Sorunlu cilde sahip kişiler; özellikle leke, pigmentasyon ve ince kırışıklıklar gibi problemleri olanlar, yağlı ya da çok kuru cilde sahip kişiler, selülit problemi yaşayanlar, vücudunda egzema problemi olanlar dermokozmetikleri tercih etmelidirler. 

Özellikle leke problemi olan kişilerin kozmetik ürün ihtiyaçlarında dermokozmetik ürün tercih etmeleri daha iyi olacaktır. İçlerinde güneş koruyucu olan bir dermokozmetiğin tercihi kişinin tedavisine daha yardımcı olacaktır. Hatta bazı agresif dermokozmetik ürünler tek başlarına cilt lekelerinin tedavisinde

kullanılabilirler.
 

Dermokozmetik ürünlerin seçimi yaparken dikkatli davranılması gereklidir. Özellikle ciltte bir sorun varsa bu ürünlerin seçiminde, kullanım şeklinde ve başka ilaçlarla birlikte mi yoksa tek başına mı kullanılacağı konusunda mutlaka bir hekime danışılarak karar verilmesi gerekmektedir.
 

Dermokozmetiklerin satışı ve kullanımı konusunda bazı düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerekmektedir. Dermokozmetikleri kozmetiklerden ayıran en önemli fark, bu ürünlerin laboratuarlarda dermatolojik testlere tabi tutulması, bir takım cilt hastalıklarında tedaviye destek olarak kullanılabilmelerinin yanı sıra hücresel düzeyde cildin yapısını iyileştirdikleri, deriyi nemlendirdikleri ve güneşten korudukları bilimsel olarak ispatlanmış ürünler olmasıdır. Ayrıca dermokozmetikleri kozmetik ürünleri kozmetik ürünlerden ayıran bir diğer fark ise dermokozmetiklerin insan vücuduna zarar vermediğinin ve alerjik reaksiyona yol açmadıklarının kanıtlanmış olmasıdır.
 

Bütün bu özelliklerine baktığımızda dermokozmetiklerin insanların kullanımına sunulması daha güzel, daha bakımlı bir cilde ve daha çekici bir vücuda sahip olmaya çalışan kadınlar için keyifle karşılanacak bir gelişmedir. Ve her geçen gün etrafımıza baktığımızda daha bakımlı, daha sağlıklı ve daha güzel ciltlere sahip kadınları görmek bizleri de mutlu etmektedir.



Berna BAKİOĞLU MATARACI
Eczacı

Günümüzde “cildime hiç bir şey sürmem!” diyen insanlar bile sağlıklı cilt ve saç ürünlerine başvurmak zorunda kalıyorlar. Ultraviyole ışınları, sert rüzgar, soğuk, yakıcı güneş gibi olumsuz hava koşulları, sabun, parfüm, tahriş edici ajanlar içeren temizlik jeli veya traş jellerinin kötü etkileri, kalıtsal gelen cilt hassasiyeti gibi bir çok sebebler bebek ya da yaşlı olsun her yaş grubunda deride sorunlara neden oluyor. İstem dışı, her yaş grubu bir şekilde sorun yaratmayan deri ve saçlı deri ürününe ihtiyaç duyup, doktor veya eczacıya danışıyor.
 

Bebek anne karnında iken, anne nasıl bir şampuan ile yıkayıp, nemlendirmeliyim, pişikten korumalıyım diye hazırlık yaparken, gençler ergenlik dönemi akneleri ile başı dertte. Orta yaş grubu, yaşlılık izlerinin belirmesinden endişeli. İleri yaşlardakiler ise daha genç görünmek isteğinde. Bütün bunlara cevap

verebilmek için dünyada gelişmiş laboratuarlarda dermatologlar eşliğinde ilaç standartları seviyesinde hücre yenileyen, kan dolaşımını arttırıp damar bariyerini kuvvetlendiren, hücre yenilenmesini hızlandıran, antioksidan etki yaratan, UV filtre eden, bitkilerin etken maddelerini içeren birçok formülasyonlar

hazırlanıyor. Hazırlanırken de ürün uzun süre bozulmadan kalabilsin amacıyla parfüm, tuzlar, parabenler, kimyasal boyar maddeler ve tahrişe hatta kanserojenik etkilere sebep olacak katkıları kullanmadan üretilmeye çalışılıyor. Bu formülasyonlar kozmesötik veya aktif kozmetik olarak adlandırılıyor. Gelişmiş ülkelerde laboratuarlarda hazırlanan bu dermakozmetiklerin hemen hepsi de ülkemizde eczanelerde bulunuyor.
 

İşin zor tarafı pazarda takip edilemeyecek kadar çeşitlilikte ürün olması ve medya reklamlarının kafa karıştırıcılığı. Hangisi en doğrusu ve en güvenileni?
 

İşin gerçeği şu ki, bilimin cilde faydalı bulduğu moleküller ortada ve sınırlı sayıda. Yeni keşifler çok kısa sürede bulunup, formule edilmedikleri için kafa karışıklığına hiç gerek yok. Cilde faydalı nem veren, koruyan, yenileyen, dokuyu düzelten, UV den koruyan moleküller belli. Önemli olan üretimin güvenilir

laboratuarda olması. Nasıl bir tansiyon ilacını, vitamini yutarken hangi firmada üretildiğine önem veriyorsak, dermakozmetiklerimizi seçerken de buna dikkat etmeliyiz. Ve aynı ürünün her cilde iyi gelmeyeceği bilinciyle doğru cilde doğru ürün seçimini yapmalıyız.
 

Sağlıklı beslenmede temel şartlar ne ise, cildin ihtiyaçları da benzer. Cildimizin bir numaralı ihtiyacı sudur. A ve C vitamini gibi çeşitli antioksidanlar kolojen dokuya destek olurken, UVA- UVB filtreleri zararlı ışınlardan korur.
 

Temizlerken cildin yapısına zarar vermeden, tahriş etmeden derinden ve etkili biçimde temizleyen temizleyiciyi bulmak, sabah güne uygun koruyucu ile başlayıp, gece yatarken tekrar temizleyip, nemlendirmek önemlidir. Kalan yardımcı destekler cilt tiplerine göre özel hazırlanmıştır. Bunların doğru seçimi için

dermatolog ve eczacılara danışmak gerekir. Beklenenden de daha güzel sonuçlar veren dermokozmetik ürünlerin bizler için hazırlanıyor olması ne kadar mutluluk verici. Hiçbiri mucize değil elbette ama sağlıklı olmaları seçim sebebi.


 

Son yıllarda sıkça duyduğumuz "Dermokozmetik ürünler kozmetik ürünlerin yerini mi alıyor?" sorusunu işin uzmanlarına sorduk...



Prof. Dr. Gönül ERGENEKON

Cilt ve Deri Hastalıkları

Dermakozmetik ürünler bazı klinik durumlarda kozmetiklere daha çok tercih edilebilinir. İçeriğinden emin olduğumuz iyi hazırlanmış kozmetikler de cildi temizlemede ve güzelleştirmede kullanılabilirler. Her ikisinin de yeri ayrıdır.
 

Yrd. Doç. Dr. ALİ DEMİR SEZER

Marmara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Öğretim Üyesi


Dermokozmetik son 20 senededir çok popüler bir kavram ve tırnak ürünlerinden, cilt bakım setlerine kadar dermokozmetik ürünler de çok popülerleşti. Dolayısıyla yavaş yavaş dermokozmetik ürünler kozmetik ürünlerin yerini alıyor diyebiliriz.

 

Yeliz İŞTAR

Nişantaşı Meslek Yüksekokulu, Saç Bakımı ve Güzellik Hizmetleri Bölüm Başkanı

Özellikle eczanelerin ve alışveriş merkezlerinin içerisinde bulunan tam donanımlı parfümerilerin satış raporlarına göre son zamanlarda dermokozmetik ürünler daha çok tercih ediliyorlar. Bunun en önemli ilk nedeni dermokozmetik ürünler, kozmetik ürünlerin içerdiği hammaddelerden daha yoğun ve daha etkili içeriklere sahipler dolayısıyla tüketiciler ciltlerindeki problemleri daha hızlı giderebiliyorlar; ikinci önemli neden ise artık tüketicilerin daha bilinçli kozmetik alışverişi yapıyor olmaları. Ancak şunu da belirtmeliyim ki piyasada dermokozmetik olmadığı halde öyleymiş izlenimi veren ya da tam aksine dermokozmetik olduğu halde bunu tüketiciye bildirmeyen ürünler mevcut. Tüm bunlar firmaların pazarlama stratejileri ile yakından ilgili. Tüketici bu anlamda da bilinçlendirilmelidir. Bana göre tüketici bilinçlenmesiyle ve dermokozmetik ürünlerin pazarlamasına yatırımın artmasıyla dermokozmetik ürünler, kozmetik ürünlerin yerini alacak.
 

Vildan ŞEMET

İzmir Eczacı Odası Dermokozmetik Grubu Üyesi

Son yıllarda yapılan tüm araştırmalarda tüketicinin sağlığına daha fazla dikkat ettiği, doğal ve güvenilir ürünlere yöneldiği gözleniyor. İşte bu noktada dermokozmetik ürünler daha çok tercih edilmeye başlandı. Dermokozmetik ürünler destek verici, koruyucu ve direkt tedavi edici olarak dermatologlar tarafından da reçete edilebiliyor, sağlık ile ilgili her türlü ürün, bilgi ve profesyonel tavsiyeye ulaşabildiğimiz eczaneler ile de kullanıcıya ulaşıyor. Eczacılarımız dermokozmetiklerin uygulanması, kullanımı hakkında son derece bilinçli olarak kullanıcıya yol göstermekte, eczanelerde yardımcı personel olan güzellik uzmanları ile beraber bu hizmeti en üst memnuniyet seviyesine ulaştırmaktalar.
 

Nazan KEMALİ

Eczacı, Fitoterapi ve Aromaterapi Uzmanı

Her birinin yeri ayrı ama yeni olan her şey daha çok araştırmaya tabi olduğundan daha çok tercih ediliyor. Zaten kozmetikte de hep bir yenileme bir ilerleme var. Bütün yanlışlar giderek düzeltiliyor; kanserojen ürünler, alerjik ürünler piyasadan kaldırılıyor. Kimyasallara karşı bir şey söyleyecek değilim ama kendi açımdan baktığımda bitkisel ürünlerin de değerlendirmeye alınması gerektiğini düşünüyorum. Mecburen bir takım zararsız kimyasallar bitkisel ürünlere de konuyor ancak ana madde bitki olduğundan, ürünün etkisi çok daha güçlü bir şekilde ortaya çıkıyor. Örneğin geçenlerde kızımın bacağı burkuldu, bitki esanslı bir krem kullandık, bütün şişliğini ve acısını aldı. Kesinlikle söyleyebilirim ki bitkisel ürünlere daha çok güveniyorum.

kwanpen