Hukuksal ve psikolojik boyutuyla “Mobbing”

Hukuksal ve psikolojik boyutuyla “Mobbing”

Yaklaşık 4 senedir duyduğumuz, üzerine akademik çalışmalar yapılan, maruz kalan kişinin özgüvenini yerle bir eden mobbing artık hukuksal sürece de yansımış durumda ancak; mobbinge uğrayarak ruhsal ve fiziksel rahatsızlık yaşayan hatta intiharın eşiğine gelen mağdurlar henüz tam olarak nereye başvuracaklarını, başına gelenleri nasıl ispatlayacaklarını bilmiyorlar. Peki modern iş hayatının bir sorunu olarak gündeme gelen “Mobbing” nedir? İşyerinde psikolojik taciz olarak tanımlanan bu kavramın içine hangi davranışlar giriyor? Mobbing uygulayan çalışan ya da yönetici için cezai bir yaptırım var mı?

Bu soruların yanıtlarını Türkiye’de mobbing kavramının anlaşılmasına yaptığı akademik çalışmalar ve yazdığı kitaplarla katkı sağlayan çalışma psikologu Prof. Dr. Pınar Tınaz ve Türkiye’de mobbing kelimesini kullanarak ilk kez dava açan ve mobbing mağdurlarının hukuksal mücadelede yer almasını sağlayan Avukat Metin İriz’den aldık.

 

“Mobbing, hiyerarşi ve kültür farkı gözetmeksizin işyerinde yapılan acımasız, ahlak ve hukuk dışı muameledir”

Mobbingin ne anlama geldiğini, mobbingi tespit etmek ve önlemek için yapılması gerekenleri konuştuğumuz Marmara Üniversitesi’nden çalışma psikologu Prof. Dr. Pınar Tınaz, Mobbing Genelgesi’nin mobbingi önlemek konusunda bir çatı oluşturduğunu, ancak gerekli alt yapının henüz oluşturulmadığını belirterek Mobbing Araştırma ve Eğitim Merkezi kurulması önerisini getiriyor. Tınaz’ın bir başka önerisi de Türk Dil Kurumu (TDK)’ya. Tınaz, mobbingin Türkçe karşılığı olarak “bezdiri” kelimesini uygun gören TDK’ya “yıldırkaçır” kelimesini öneriyor.

“Bezdiri” terimi mobbingi basitleştiriyor”

MobbinginTürkçe karşılığının ne olması gerektiği de oldukça tartışılan konulardan. Bu konuda da çalışmalar yapan Tınaz, TDK’nın önerdiği bezdiri kelimesinin mobbing gibi çalışma yaşamı ile ilgili acımasız, hukuk ve ahlak dışı bir olguyu basitleştirdiğini söylüyor ve ekliyor “Kitaplarımda yıldırkaçır kelimesini açıkladım. Mobbingde eylem yıldırmak, nihai amaçta kaçırmak yani istifa ettirmek ya da kovmak. Bezdirmek her alanda olabilir ancak mobbing işyerinde olur. Yıldırkaçırda da işyeri kelimesi geçmiyor ancak bu kelimeyi literatüre geçirdiğinizde bunun işyerinde uygulanan psikolojik taciz olduğunu herkes bilir”.

Mobbing teriminin öyküsü

Son senelerde oldukça sık kullanılmaya başlayan mobbing teriminin çıkış öyküsünü Prof. Dr. Pınar Tınaz şu sözlerle anlatıyor: Mobbing hayvan davranışından ortaya çıkan bir kavram. İngiliz hayvan bilimciler kuşların toplu halde uçarken sürüye saldıran daha güçlü bir kuşu kaçırtmak için toplu halde yaptığı dönme hareketini mobbing olarak tanımladı. 1960’lı yıllarda yine bir hayvan bilimci, mobbing terimini karada yaşayan hayvanlar; örneğin kümes hayvanlarının yine onlara saldıran güçlü bir hayvanı savuşturmak için toplu halde yaptıkları davranış ya da aralarındaki en zayıf kuşu yiyeceksiz, ölüme bırakmalarını tanımlamak için kullandı. Bundan birkaç sene sonra ise İsveçli bir çocuk doktoru (Heinemann) aynı terimi, bir grup çocuğun tek bir çocukla alay etme, lakap takma gibi yıkıcı hareketlerini tanımlamak için kullandı. Alman çalışma psikologu Leynmann, çalışanlar arasında da hayvanların arasındaki davranışlara benzer tipte davranışlar görerek bu kelimeyi bilimsel olarak kullanmaya başladı. Bugün bütün ülkelerde işyerindeki psikolojik tacizi anlatmak için mobbing terimi kullanılıyor.

 

 

“Çalışma hayatında her an herkes mobbing olgusu içerisinde kendini kurban rolünde bulabilir”

“İşyerinde maruz kalınan her kötü davranış mobbing midir?” sorusunu Tınaz, “Mobbing işyerinde hedef seçilen bir kişiye yönelik her türlü acımasız, hukuk ve ahlak dışı, kasıtlı ve en az 6 ay süre ile yapılan rahatsız edici tutum ve davranışları kapsar. 6 aydan az süren ve sürekli yapılan psikolojik tacizi de hızlı mobbing olarak adlandırabiliriz. Ancak yöneticinizin size bir kere selam vermemesi mobbing değildir. Süreklilikten kasıt rahatsız edici davranışların haftada iki kere veya ayda en az 4-5 kere uygulanıyor olmasıdır. Mobbing üstten asta yapılabileceği gibi sizinle aynı konumdaki çalışma arkadaşlarınız da size mobbing uygulayabilir. Ya da amirseniz astlarınız birleşerek size mobbing uyguluyor olabilir. Her an herkes mobbing olgusu içerisinde kendini kurban rolünde bulabilir” diye yanıtlıyor.

“Mobbinge maruz kalan kişide ruhsal ve fiziksel sorunlar ortaya çıkar”

Literatürde belirlenen ve her geçen gün kültüre, topluma göre sayısı artan yüze yakın mobbing davranışına maruz kalan bireyde ruhsal bozukluklar ve boyun tutulması, uykusuzluk, saç dökülmesi, kalp rahatsızlığı gibi fiziksel rahatsızlıklar ortaya çıktığını belirten Tınaz, bu durumun intihara kadar varabileceği konusunda uyarıyor.

“İşyerinde maruz kalınan her kötü davranış mobbing değildir”

Son yıllarda işyerinde yaşanan her kötü olayın mobbing olarak nitelendirilmeye başladığını belirten Tınaz, şunları ekliyor “Bazı olaylarda kişilik bozukluğu, paranoya, aşırı iş yükü gibi nedenlerle de bir çalışan kendini mobbinge uğramış hissedebiliyor. Selam vermeme, terfi alamama gibi olaylar mobbing davranışlarına giriyor ancak başta da belirttiğim gibi bu davranışların bir süreklilik arz etmesi lazım.”

“Mobbingi tespit etmek ve önlemek için eğitimli uzmanların yetiştirilmesi lazım”

İş hukuku, çalışma sosyolojisi, psikiyatri, adli tıp gibi çeşitli alanları ilgilendiren çok disiplinli bir çalışma alanı olan mobbingi normal bir çatışmadan ayırt etmek için bu konuda eğitim alarak uzmanlaşmak gerektiğini söyleyen Tınaz, Başbakanlığın yayınladığı Mobbing Genelgesi’ndeki eksiklikleri ise şu sözlerle dile getiriyor: “Genelge’de 24 saat alo hatlarda psikologların hizmet vereceği belirtiliyor ancak; mobbingi bilen, mobbing konusunda eğitim almış psikolog sayısı çok az. Psikolog olmak demek mobbing hakkında yol gösterecek bilgiye sahip olmak değildir. Aynı şekilde avukatların hepsi de mobbing konusunda bilgi sahibi değil. Bu konuda eğitimli uzmanların yetiştirilmesi lazım.”

İngiltere’de de araştırmalar yapan çalışma psikologu Tınaz’a göre şirketlerde mobbingin önlenmesi için şirketin büyüklüğüne göre insan kaynakları ya da orta düzey yöneticilerden eğitim alan sorumlu bir kişi mobbing mağdurunun ilk muhatabı olmalı, sorun şirketin içinde çözülemediği takdirde o şirketin bağlı olduğu bir danışman yardımı ile çözülmeli. Son çare olarak olay yargı sürecine intikal etmeli. Tınaz, böylelikle ruhsal çöküntü içerisinde olan mağdurun yanlış yönlendirmeler yaşamayarak madden ve manen daha az yıpranacağını, bu zorlu süreci daha kolay atlatacağını belirtiyor: “Mobbinge uğrayan birey özgüveni sarsılmış bir şekilde birtakım danışma merkezlerine giderek hem vakit hem para kaybediyor ve sonunda da mücadele etmekten vazgeçerek istifa ediyor. O yüzden çalışanların farkındalık düzeyinin arttırılması lazım, bugün yurtdışında tüm işyerlerinin bir mobbing politikası var ve sloganları işyerinin duvarlarında asılı”.

“Mobbing Borçlar Kanunu’nda “psikolojik taciz” adı altında yer alıyor”

Mobbing ya da TDK’nın deyimiyle “Bezdiri” henüz kanunlarda yerini almasa da mobbingi kullanarak ilk davayı açan ve mobbing mağdurlarının hukuksal mücadelede yer almasını sağlayan Avukat Metin İriz, 2008’de tanıştığı mobbing kavramı ile ilgili 50 davanın avukatlığını üstlenmiş. Her hafta kendisine mobbing mağdurlarının geldiğini belirten İriz, mobbing mağdurlarının aylar sonra mobbinge uğradıklarını fark ettiğini, ruhsal çöküntü içerisinde olduklarından hukuksal süreçte haklarını savunmaktan vazgeçtiğini belirtiyor.

WR: Ne kadar süredir mobbing davaları ile uğraşıyorsunuz? Türkiye’de mobbing hukuksal anlamda ne kadar süredir biliniyor?

Mobbingin Türkiye’deki tarihini bilmiyorum ama benim mobbing kavramını keşfetmem 2008 Nisan ayında oldu ve şu ana kadar 50 adet mobbing davasıyla ilgilendim. Mobbing tanımını kullanarak ilk dava açan benim. İlk vakamda entelektüel düzeyi, giyimi ile dikkat çeken bir öğretmen okul müdürü tarafından psikolojik tacize uğruyor; astım hastası olmasına rağmen bodrum kattaki sınıflarda ders vermek zorunda kalıyor, okul müdür öğrencilerin şikayet ettiklerini öne sürüyor, sicilinin bozulmasına neden oluyor. Yaşadıklarını mobbing olarak nitelendiren bu öğretmen bana geldiğinde psikolojik olarak daha fazla yıpranmaması için uzun süre raporlarla okula gitmemesini sağladık. Bunun üzerine ben mobbing kavramını araştırmaya, okumalar yapmaya başladım. Sonrasında görev yeri değişikliği talebinde bulunduk. Sicil davalarını kazandık ve ayrı bir okula tayini çıktı fakat devamını getirmedi; bunları tekrar yaşamak istemiyorum dedi. Bu ilk vakaydı, sonrasında yeni bilgi ve belge toplama yöntemleri geliştirdik. İlk vakada psikologdan psikolojik tacize uğruyorum diye bir rapor almasını söylemiştik; sonrasında sosyal hizmet uzmanlarının, psikologların inceleme yapması gerektiğini fark ettik çünkü; mağdurlarda simülasyon yani yalan söyleme, abartma gibi olaylarla karşılaşılabiliyorduk. Uzmanlarla çalışmamız gerektiğini öğrendik.

WR: Mobbing davalarını neye dayandırarak açıyorsunuz? Mobbing kanun kapsamında yer alıyor mu?

Mobbing olarak kanunda henüz bir tanım yok ancak; mobbing Ceza Hukuku, Tazminat Hukuku, Tedbir Hukuku gibi birçok hukuk disiplinini ilgilendiren bir başlık. Mobbingi işyerinde çalışanların astına ya da üstüne işten uzaklaşması için yaptığı en az 6 ay sergilenen rahatsız edici davranışlar olarak tanımlayabiliriz.

“Mobbing özel sektörde eziyet, kamuda işkence kapsamına girmektedir”

Mobbing mağduru bana geldiğinde öncelikle savcılığa suç duyurusunda bulunuyoruz. Bana göre mobbing bir aşağılamadır ve Türk Ceza Kanunu’nda da karşılığı kamudaysa işkence, özel sektördeyse eziyettir. Türk Ceza Kanunu'nda mobbing kamu kurumunda olması özü itibariyle işkence tanımına, özel sektörde ise eziyet tanımına girmektedir. Bunu böyle tanımlamamın nedeni de Ceza Kanunu’nda işkencenin bir kişiye kamu görevlisi tarafından yapılan insan onuruyla bağdaşmayan bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama ve irade yeteneğini etkilemesine, aşağılanmasına yol açacak davranışlar olarak tanımlanmasıdır. Bu nedenle mobbing davalarını bu temele dayandırarak açıyorum. Bir başka avukat kanunlarda mobbing diye bir tanım olmadığından, hakaretten… vs de dava açabiliyor. Dolayısıyla mobbingi tanımlama hukukçudan hukukçuya fark ediyor. Örneğin bir savcı benim açtığım davada işkence olduğu konusunda karara varırken, diğer savcı ise olayı sadece hakaret olarak yorumlayabiliyor.

WR: Kanunda mobbingin işverene bir yaptırımı var mıdır? Mobbing mağdurunun dava sürecinde talep edebileceği haklar nelerdir? Mobbingi kanıtlamak için ne gibi yöntemlere başvuruyorsunuz?

Bir kişi mobbinge maruz kalıyorsa İş Hukuku açısından iş akdini haklı nedenle feshedebilir. Böylelikle kıdem tazminatı… vs. gibi tüm maddi haklarını kazanmış oluyor.

Mobbing uygulayan kişi kamu görevlisiyse Disiplin Hukuku bakımından da yaptırımlar bulunuyor. Kişiye fiili tecavüz, saldırı halinde memuriyetten çıkarma cezası uygulanması gerekiyor ama yaptığımız suç duyuruları sonucunda bugüne kadar kimse bu nedenle memuriyetten çıkarılmadı. Bunun yerine kınama, uyarı cezası veriliyor. Dolayısıyla yaptığımız suç duyuruları, kişinin kendine çekidüzen vermesine neden oluyor.

Tedbir Hukuku kapsamında da özellikle devlet memuru olan mağduru korumak için görev yeri değişikliği talebi için dilekçe veriyoruz. Özel sektörde ise mağdur, mobbingi üstüne ya da işverenine bildirdikten sonra o kişi tedbir almak zorunda. Eğer almazsa o da sorumlu duruma düşüyor.

Kanunlarımızda eskiden mobbingi tanımlayan cümle yoktu, yorum yoluyla buna ulaşıyorduk ama şimdi Borçlar Kanunu’nda yapılan yeni düzenlemeyle adı mobbing olarak geçmese de psikolojik taciz adı altında mobbing kanuna girmiş oldu. Böylelikle mobbing uygulayan kişiye tazminat sorumluluğu getirildi.

“Muğla’da Sosyal Güvenlik Müdürünü rehin alan bir adam vardı. Ben o olayı televizyonda izlerken o kişinin mobbing mağduru olduğunu düşünmüştüm. Sonrasında kendisi bana 30 sayfalık öyküsünü yolladı.  Tamamen mobbing mağduru bir insan. Müdürünün kendisinden çöp karıştırması… vs. çok garip, ezici istekleri oluyor, tayininde problem çıkartıyorlar. Bu olayda ilk defa mağdurun faile yönelik bir fiil işlemesi ile karşı karşıyayız. Aslında intihar düşüncesi ile gidiyor ancak silah tutukluk yapıyor ve vazgeçiyor müdürüyle konuşmaya gidiyor, ölüm gibi acı bir olay ile sonuçlanıyor.”

“Mobbing mağduru olup da psikolojik sorun yaşamayan kimseyi görmedim”

WR: Mobbinge uğrayan kişi işine devam mı etmeli?

Önce mağdurun mobbing yaşadığının farkına varması gerekiyor; sonrasında belge ve delil toplaması gerekiyor. Mağdurdan yazılı savunma isteniyorsa savunmasını saklamalı, disiplin cezası veriyorlarsa onların hepsini daha kolay ispat edebilmek için saklamalı. Sözlü bir taciz söz konusuysa mağdur günlük tutmalı ve şahitleri olmalı. Bugüne kadar mobbing mağduru olup da psikolojik sorun yaşamayan kimseyi görmedim. Psikologdan psikolojik tacize uğradığına dair rapor da alabilir. Hayatta her şey bir iz bırakır, önemli olan bu izi hukuka uygun yöntemlerle elde etmektir.

 “Özel sektör çalışanları mobbing davalarında daha çabuk geri adım atıyor”

WR: En çok kimler mobbinge maruz kalıyor?

Son dönemde kadınların yükselmesine yönelik belirgin bir engelleme var. Geçen bir sempozyum için istatistiklerime baktığımda bugüne kadar 50 vakadan 39’unu raporlayarak, hukuki yardım sürecine sokmuşuz; bunların 10’u erkek, 29’u kadın. Bunlar genelde zeki başarılı kadınlar. Özel sektörde çalışanlar çok çabuk geri adım atabiliyorlar çünkü mobbing mağduru hakkını aradığı için performansı düşük gösteriliyor, iş bulamıyor ya da aile vazgeçiriyor. Kamu görevlisi çok ağır bir suç işlemedikçe mesleğini devam ettireceği için davasını sonuna kadar sürdürüyor. Özel sektörde bir dava emsali olması diğer mobbing mağdurlarının da önünü açacaktır.

Mobbing mağdurları psikolojilerinin verdiği etkiyle irrasyonel davranıyorlar. Aynı şeyleri anlatarak tekrar yaşamak istemiyorum diyerek dava açmaktan vazgeçiyorlar.

Yasal düzenlemeler yeterli midir?

Yasa oldukça yeni. Geçmişe göre iyi çünkü hüküm var. İşveren çalışanların psikolojik ve cinsel tacize uğramamaları ve bu tacize uğrayanlarında daha fazla zarar görmemesi için gerekli tedbirlerin alınması ile yükümlüdür. Geçmişte hiçbir düzenleme yoktu, genel ilkelerden yorum yaparak tacizleri yorumluyorduk. Bu maddeyle birlikte çalışan işverenini psikolojik tacizi önlemek durumunda önlenmezse de iş akdini feshedebilir. 

kwanpen