Katherine Tulpa

Katherine Tulpa

Katherine Tulpa

Başarının Yolu Kendine ve Başkalarına İnamaktan Geçiyor…

 

Koçluk mesleğinde çıtanın yükselmesine kendisini adamış bir isim Katherine Tulpa. Bugüne değin mesleğe yaptığı katkılardan ötürü de pek çok ödüle layık görülmüş. Şu anda 26 farkı milletten çeşitli liderlere koçluk hizmeti veren Katherine, amacının küresel liderlerin dünyada olumlu bir etki yaratabilecek şekilde ilham verilerek teşvik edilmesi olduğunu belirtiyor. Katherine bugün, Association for Coaching’in de CEO’su ve kurucu ortaklarından aynı zamanda uluslararası butik koçluk firması Wisdom8’de de co-CEO görevini yürütüyor.

WR: Koçluk yapmaya nasıl başladınız?
Koçluk yapmaya bundan 12 yıl evvel, bulunduğum konumda daha fazla ilerleme göstermediğimi ve eğlenmediğimi anladığımda karar verdim. O zamanlar global bir danışmanlık şirketinde yönetici olarak çalışıyordum. Pek çok başka profesyonel gibi, kariyerimde öyle bir noktaya erişmiştim ki; daha farklı, daha faydalı ve beni daha çok motive edecek bir şey yapmak istemeye başlamıştım! Bunun için öncelikle kendimi ve değerlerimi anlamam, potansiyelim ve ilgi alanlarım hakkında düşünmem gerekti. Yeni şeyler öğrenmek, gerek işi gerekse kendimi ve etrafımdakileri geliştirmek benim istediğim şeydi…

O zaman profesyonel koçluk eğitimi almaya, çalıştığım önemli pozisyonu bırakmak için plan yapmaya ve kendi koçluk işime başlamaya karar verdim. Asla buna pişman olmadığımı söyleyebilirim. Koçluk yapan ya da bir koçla çalışmış olan herkes bu deneyimin nasıl cömert olduğunu tahmin edebilir.
 
Ayrıca, koçluk mesleğini ilerletme amacı ve koçluk standartlarını yükseltme amacıyla 2002 yılında kar amacı gütmeyen, profesyonel bir koçluk oluşumu olan Association for Coaching’i kurdum. Şimdi, 10 yıl sonra, 4000 üyemizle 45’ten fazla ülkede, dinamik ve gelişen bir meslek olarak tanınan işimizle bir fark yaratmaya başladık.

WR: Söylediğiniz gibi, 45’ten fazla ülkede koçluk hizmeti veriyorsunuz. Kültür ve ırk faktörleri nasıl farklar doğuruyor?
Kültürün yetişme tarzımız üzerinde çok etkisi olduğu bilinen bir gerçek. Üstelik sadece davranışlarımızı ve iş yapma şekillerimizi değil başkalarıyla bağ ve iletişim kurma şekillerimizi de etkiliyor. Yanlış anlaşılmalara ve tartışmalara sebep olabilse de, kendimizinkinden başka bir kültürle karşılaşmak öğrenme konusunda bize öğrenme fırsatı da sunuyor. Zaten en çok olgunlaştığımız an, en gergin olduğumuz andır. Özellikle yenilik ve yaratıcılık alanlarında kültürel açıdan karışık işletmelerin ve takımların daha başarılı performanslar gösterdiklerini biliyoruz. Bu yüzden, daha zengin bir öğrenme ve olgunlaşma sunduğu için, farklı kültürlerden takım ve liderlerle çalışmayı seviyorum.

WR: “Koçluk” kavramını nasıl tanımlıyorsunuz?
Koçluk; taze düşünme konusunda teşvik eden, engelleri aşmak ve hedeflere ulaşmak adına bireyselliğe, takım ya da iş çalışmasına olanak sağlayan bir mekanizmadır. Bu mekanizma diyalog, öğrenme, yansıma, daha çok olgunlaşma ve performansın üründür. İnsanların birbirine destek olması ve ortak çalışması sayesinde ortaya çıkmıştır.
 
WR: Gerek birey gerekse kurumlar açısından düşündüğümüzde başarının sürdürülebilirliği ve kurumsallaşma konusunda nelere dikkat etmek gerekiyor?
Bence bu kişinin ilgi alanlarını, içindeki özlemlerini ve gücünü kurum ile daha uygun hale getirmekle alakalı. Bugün organizasyonların çoğunda kişi ve kurum arasındaki bağın kopmaması gerekiyor. Kısacası, herkes tüm benliğini işe getiriyor ve bizim bunun yürümesini sağlamak için çözüm üretmemiz gerekiyor.

Yapılan çalışmalar iş gücünün sadece yüzde 33’ünün beceri ve iş için harcanan gücü maksimum konuma çıkardığını gösteriyor. Çalışanlarımız için neyin önemli olduğunu yeteri kadar anlamamamızın tüm bu durumun kaynağı olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle, koçluk tekniğinde kullanılan sorularla başkalarının potansiyelini hem tespit etmek hem de bu potansiyele inanmak, başarının sürdürülebilirliğini sağlayacak diyaloglar kurmayı sağlayabilir.

WR: Her şeyi kontrol etmenin imkânsızlığını göz önünde bulundurursak güven ve insan faktörüyle ilgili neler söyleyebilirsiniz?
Özellikle bizim kontrol kapasitemizi aşan konularda, başkalarının bize destek olacağına tamamen güvenmek için, kalbimizi ve zihnimizi diğerlerinin kendi kapasiteleri dahilinde yapabileceklerinin en iyisini yapmak istediklerine açmamız ve buna inanmamız gerekiyor. Ben, bunu önce liderlerin yapması gerektiğine inanıyorum. İnsanlara güvenmezseniz onların size güvenmesini nasıl beklersiniz ki?
 
WR: “İnsan faktörüne dönüş” konusunda ne düşünüyorsunuz?
Fütürist yazar John Naisbett, kitabı “Mega-trends”de teknoloji geliştikçe insan dokunuşuna duyulan ihtiyacın artacağını söylüyor. Hangi kültürden olursak olalım, bizi birbirimize bağlayan minnettarlık, saygı, şefkat, takdir etme gibi temel değerleri göz önünde bulundurduğumuzda, biz insan ırkı olarak, birbirimize ihtiyaç duyuyoruz. Başkalarıyla daha dengeli ve etkili ilişkiler kurmamıza yardımcı olacak anahtarlar da bu değerlerdir.
 
WR: Daha mutlu ve başarılı bir iş hayatının sırrı nedir?
Bunun sırrı, pozitif bir bakış açısı ile engelleri olgunlaşma fırsatı olarak görmek. Saygı çerçevesinde, hislerinizi ve inandığınız şeyleri çevrenizde paylaşıp sizi tam olarak anlamalarını sağlamak. Aldığınızdan daha fazlasını vermek. Daha çok dinleyip, özellikle umut yoksunluğu gibi zorlayıcı durumlar söz konusu olduğunda kendinizi ve çevrenizdekileri ileriye götürecek yeni bir yol çok bulmak.

WR: İşine güvenen, ona hâkim olan insanların daha mutlu oldukları fikrine katılıyor musunuz? Eğer öyleyse, bunun nasıl gerçekleştirileceğine 3 örnek verir misiniz?
Evet, bu fikre katılıyorum. Nasıl hâkim olunacağına gelirsek:
1. Ne istediğiniz konusunda net olun, bir vizyonunuz olsun.
2. Başkalarıyla ilişki kurun ve bu ilişkilerde tutarlı olun. Sizden bekleneni yapabilecek beceriye ve kapasiteye sahip olduğunuzu gösterin.
3. Kararlı olun, başarısız denemeler karşısında vazgeçmeyin.

WR: Tüm bu anlattıklarınızda koçluk faktörünün etkisi nedir? İş hayatının yanı sıra kişinin sosyal ve özel hayatını nasıl etkiliyor koçluk?
Tüm bunları bir arada tutan koçluk faktörü, kendinize ve başkalarına duyduğunuz inançtır.

WR: Lider olmak için gerekli olan en önemli 3 özellik sizce nedir?
Tevazu, inanç ve empati.

kwanpen