Sára Saudková

Sára Saudková

Sanatın Objektifine Yakalananlar: Sára Saudková
İnsan Vücudunun Anlattığı Hikâyeler

WR:  Bir şeyler anlatmak için neden fotoğrafı seçtiniz?

Kendimi anlatmak için fotoğrafı seçtim çünkü fotoğrafın bir mucize olduğunu düşünüyorum. Zamanı dizginlememize, durdurmamıza olanak sağlıyor. Hareket, duygu, acı ve güzellik gibi anlaşılması zor kavramları görmemize izin veriyor. Sevdiklerimizle ilgili anılarımızı canlandırıyor. Dört çocuk annesi bir kadın olarak, ütü ya da tahta kaşık yerine bir kamera tutuyorum ellerimde. Kameramın lensinden filmine, benim için önemli olan ve geçip giden her şeyi; sevgiyi, zevki, özlemenin verdiği üzüntüyü, çocuk kokusunu, yalnızlığı ve umudu kaydetmekten başka bir şey yapmıyorum.

WR: Sizin için insan vücudu ne ifade ediyor? Fotoğraflarınızla ne anlatmak istiyorsunuz?

İnsan vücudu aracılığıyla, zaman ve tecrübeler tarafından yazılmış şahsi hikâyeleri okuyabiliyorum. Gözünüzün önüne getirin insan vücudunu; hassas, heyecan verici ve özel sırlarla dolu bir kitaptır o. Onu açıp okumak, sayfaları arasında gezinmek size kalmış bir seçenek. Bunu, bütünü gözler önüne sermeden, sadece fotoğraf ile yakalayabilirsiniz. Yüzümüz ve vücudumuz deneyimlerimizi, duygularımızı ve kaderimizi yansıtan gizemli bölgelerdir.

WR: Siyah-beyaz fotoğrafları boyayarak yarattığınız eşsiz fotoğrafçılık stilinizi anlatabilir misiniz?

Renkli filmlerin olmadığı günlerden bu yana kullanılan eski bir tekniktir aslında siyah beyaz fotoğrafları renklendirmek. Belki elle renklendirilen fotoğraflar dijital makinelerin çektiklerinden tamamıyla farklı olduğundan, çok daha sade, etkileyici ve güçlü. Aynı negatiften basılmış başka fotoğraflardan bile bariz derecede farklı olduklarından, eşsiz olduklarını söyleyebiliriz.
 
WR: Geçmiş tecrübelerinize dayanarak “illegal olmaktan sanat olmaya” doğru alınan yol hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bu kesinlikle kişinin kendi tarzını yaratmak adına yapabileceği en iyi şeydir. Bunun için de bütün engelleri, anlayışsızlıkları, sıkıntıları ve beğenilmemeyi, hiçbir desteğe ihtiyaç duymadan aşmanız gerekir. Fikrinize saplantılı bir şekilde sahip çıkıp, yaptığınıza tamamen inanmanız ve korkusuzca yolunuzda ilerlemeniz gerekir.

WR: Sanatta kadın ve sanat olarak kadın düşünceleri sizin için ne ifade ediyor?

Fotoğraf konusunda erkek bakış açısı ile kadın bakış açısı birbirinden tamamen farklıdır. Kadın, sırlara ve gizeme saygı duyar ve daha duygusaldır. Erkek ise bir avcı, bir savaşçı gibi fotoğrafı yakalamayı, elde etmeyi ve kazanmayı arzular.

Sanat olarak kadın konusuna gelirsek… Ben, kadının sanatçıya ilham olmak için yaratıldığından eminim. Kadın, sanatçıya her biri gizemle dolu pek çok farklı biçim ve yüz sunar.

WR: Sizi sanat konusunda motive eden isimler var mı?

Sevdiğim insanlar beni motive ediyor, çünkü insanlar güzeldir. Eğer fotoğrafçılık dünyasından isim vermem gerekirse J.H. Lartigue’yi ve Sally Man’i beğenirim.

WR: Bugüne dek gerçekleştirdiğiniz çalışmalar içinde özellikle beğendiğiniz bir fotoğrafınız var mı?

Belki “The Ducks and Drackes”, “The Virgin Mary”, “The Harp”, “The Fairy” ya da “The Kiss”… Bugüne dek çektiğim fotoğrafların içinden hangisini en çok sevdiğimi söylemem çok zor. Fotoğraflarımı, yaramaz da olsalar terbiyeli de, çocuklarım gibi seviyorum. Onlar benim hayatımın parçaları, arzu ve sevgi hakkında pek çok şey anlatıyorlar.

WR: Bir fotoğrafçı olarak, Jan Saudek sizi nasıl etkiledi?

Jan bana, başka hiç kimsenin öğretemeyeceği bir şekilde, fotoğraf sanatını öğretti. Güzelliğin nerede saklı olduğunu gösterdi. Bana, inandığım şeyi yapmamı ve başkalarının söylediklerini dinlememi öğütledi.

WR: Anne olmak fotoğrafçı yanınızı nasıl etkiledi?


Anne olmak sadece işinizi değil, tüm hayatınızı etkiliyor. İnsanların değişebileceklerine çok inanan biri değilim, bu yüzden anne olmak ruhumu ya da karakterimi değiştirmedi. Ama beni zenginleştirdiğini söyleyebilirim. Bir çocuğun dünyaya gelişi, gökkuşağına eklenen yeni bir renk misali ilham verdi bana. Anne olduğumdan beri daha az boş vaktim var ama o vakti hiç olmadığı kadar faydalı kullanıyorum.
Hayatımı fotoğrafçılık ve annelik arasında yaşıyorum ve bu beni çok mutlu ediyor.

kwanpen