Slim Trend

Slim Trend

 

Kalıplara sıkışmalı mı sıkışmamalı mı?

Sadece modayı etkilemekle kalmayıp, güzellik algısını ve beklentisini de belirleyen “Slim Trend” pek

çok soruyu da beraberinde getiriyor. Öyle ki ince ve zayıf arasındaki çizginin ne olması gerektiğinden,

sağlıklı ve estetik bir görünümü simgeleyip simgelemediğine kadar insanların kafasında farklı

farklı ifadelerde yanıt bulan bu kavram, sosyal hayatımızda beğenilip beğenilmeme, tercih edilip

edilmeme kaygıları ve olgularıyla birlikte “kabul görme” kalıplarına da bir yenisini daha ekliyor.

 

Ortaya ilk atanların Nicole Ritchie ve Eva Longoria’nın olduğu söylenen “slim” ya da “sıfır beden” kavramının Türkiye’de de telaffuz edilmeye başlanmasıyla, yıllardır güzelliğin sihirli ölçüsü kabul edilen “90-60-90” dahi değişime uğramış görünüyor. Geçtiğimiz yıllarda özellikle yurtdışındaki podyumlarda son noktasına ulaşan zayıflık beklentisi, ortada daha fazla zayıflayacak bir beden kalmayacasına doyuma ulaştıktan sonra, giderek dolgunlaşan, belirgin kıvrımları ve daha atletik görünümleriyle yeni nesil modellere doğru bir geri çekiliş gösterdi. Podyumlarda durum bu iken sosyal hayatımızda, bir kişinin sahip olduğu beden ölçüsü de artık daha fazla sorgulanmaya başladı. Özellikle kadıları ilgilendiriyormuş gibi görülen bu sorunsal, elbette erkekleri de içine çekiyor. Çok farklı yönleri olan ve çok farklı yönlerden irdelenebilecek olan bu konuya bir giriş yapmak ve genel bir çerçeve çizmek amacıyla; “Slim Trend” üzerinden güzellik algısı, psikolojik yansımaları, sağlık ve estetik açılarından çeşitli görüşleri bir araya getirmeye çalıştık.

Canan Aksoy (Diyetisyen)

WR: Güzel kadını nasıl tanımlıyorsunuz? Güzellik olgusunun beden ölçüsü ile ne kadar ilgisi olduğunu düşünüyorsunuz?

Bedenen ve ruhen sağlıklı bir kadının güzel kadın olduğunu düşünüyorum. Günümüzde beden ölçüsüyle güzelliğin arasında ciddi bir korelasyon kuruluyor. Venüs heykelinin yapıldığı zamanlardan bu yana güzellik algımız zaman içinde değişti, değiştirildi. Beden ölçüsünün sağlıklı olma hali bütün dünyada kabul edilen Beden Kitle İndeksi (BKİ: Vücut kilonuzu, boy uzunluğunun metre cinsinden karesine bölünerek elde edilen değer) ile belirleniyor. Bu oran 19-25 arasındaysa sağlıklı bir kilodan bahsediyoruz demektir. Bu bence oldukça geniş bir aralığa (38- 42 beden) denk geliyor. Bu skalanın altını ve üstünü sağlıksız kilo olarak betimlemeye başlıyoruz. Bunun dışında genlerimizin bize verdiği bir takım fiziksel özellikleri de unutmamak gerekir tabii ki.

WR: “Slim” konsepti ile ilgili düşünceleriniz nelerdir? Bu akım kadınları ve moda dünyası nasıl etkiliyor? Podyum ve gerçek hayat arasında bir çizgi olmalı mı?

Sıfır veya slim beden, normal Beden Kitle İndeksi’nin yani 18’in altına denk gelen bir kiloda olmak anlamına geliyor. Beden Kitle İndeksi’nin 18.8’in altına düşmesiyle birey yeme bozuklukları, beden algısı bozukluğu, malnütrisyon, hormon bozukluğu gibi sağlık sorunlarını işaret edebilir. Çünkü bireyin bu indekste kalması demek, gerçek anlamda vücudu için temel

gereksinimlerini karşılamadığı (yeterli ve dengeli beslenmediği) anlamına gelmektedir. Kilo verirken fiziksel ve ırksal özelliklerimizi de unutmamak lazım. Pelvis iskeleti genişledikçe kalça çapının belli bir oranın altına inmesi imkansızdır. Gözünüzün rengini değiştiremeyeceğiniz gibi kalça kemiği çapınızı değiştirmeniz de mümkün değildir.

WR: Slim konseptinin yani inceliğin sınırı ne olmalı?

İnceliğin sınırı bireyden bireye değişir. Çocukluk-ergenlik çağını obez sınırlarında geçiren bir bireyin, yağ hücre sayısı artacağı için, yetişkinlik döneminde de belli bir kilonun altına inmesi, inse de o kilo da kalması zordur veya 50 yaşına geldiğiniz de 20 yaşındaki kilonuza sahip olmanız çok mantıklı bir beklenti olmayabilir. Sağlıklı kiloya sahip olabilmek, sağlık problemleri yaşamamak

için Beden Kitle İndeksi’nin 19-25 arasında olması gerekmektedir.

Narek Karasu (Psikolog)

WR: Güzel kadını nasıl tanımlıyorsunuz? Güzellik olgusunun beden ölçüsü ile ne kadar ilgisi olduğunu düşünüyorsunuz?

Güzel kadın için insan ırkının ortalaması diyebiliriz. Yapılan araştırmalara göre insanlar, insan yüzünün ve bedeninin ortalamasını güzel olarak kabul etmişlerdir. Boy ve kilo orantısı, kas-yağ dengesinin uygun ölçülerde olması, sağlıklı olmak için gerekli. Sağlıklı olan aynı zamanda çekici olarak algılanır. Kadınlarda sağlılık göstergesi ilk çağlarda; doğurganlığı temsil ettiği için güçlü bacaklar ve kalça yapısıydı. Kalça ve bacaklar kadınlarda en çok dikkat çeken unsurlar olarak hala varlığını sürdürüyor.

WR: “Slim” konsepti ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?

Bu akım kadınları ve moda dünyası nasıl etkiliyor? Podyum ve gerçek hayat arasında bir çizgi olmalı mı? Dönem dönem kadının güzelliği ve beden ölçüsü arasındaki beğeni ölçütleri değişmektedir. Örneğin Osmanlı Dönemi’nde balık etli kadınlar beğenilirdi, temel ölçüt sağlıklı olmaktı. Ama bugüne baktığımızda yaratılan yeni trendler insanları belli bir kalıba özendirmektedir. Estetik, güzellik algısı zayıflıkla bütünleştirilmektedir. Zaman zaman bu trendler ortaya atılsa da asıl olan ahenktir, insanların temel olarak güzel kabul ettikleri şey aslında sağlıklılık göstergeleridir. Kadının güzel olması için bazı ölçütler (boy/kilo orantısı) var ama bu sıfır beden değil. Zayıflığa ve sıfır beden olmaya

özendirme, kişinin sağlıklı beslenemez hale gelmesine -Anoreksia ve Bulimia Nervoza gibi yeme bozukluklarına- neden olabilir. Kişilerin zayıflama takıntıları, farklı bir fiziksel kimliğin dayatılması, bireyin kendi benliği ile barışık olmamasına, öz saygısını yitirmesine neden olabilir.

WR: Slim konseptinin yani inceliğin sınırı ne olmalı?

“Sağlıklı kilo” diye tanımlanan olması gereken Beden Kitle İndeksi değerlerine (19-25) sahip olmak, bireyin hem ruhsal hem de fiziksel açıdan sağlıklı bir yaşam sürdürebilmesi için gereklidir.

 

Dilek Hanif (Modacı)

WR: Güzel kadını nasıl tanımlıyorsunuz? Güzellik olgusunun beden ölçüsü ile ne kadar ilgisi olduğunu düşünüyorsunuz?

Her kadın güzeldir. Güzelliğin salt beden ölçüsüyle ilişkilendirilmesini kabul etmiyorum.

WR: “Slim” konsepti ile ilgili düşünceleriniz nelerdir? Bu akım kadınları ve moda dünyası nasıl etkiliyor? Podyum ve gerçek hayat arasında bir çizgi olmalı mı?

Her akım, her yeni trend çeşitli endüstrilere hizmet ediyor aslında.Son yıllarda kadınlara adeta dikte

ettirilen “zayıf ve ince olan güzeldir” dayatması kozmetikten, ilaç sektörüne konuyla ilgili yan sanayilere hizmet ediyor. Bu dayatmadan beslenerek dönen o kadar büyük bir çark var ki, kısa vadede de hız kesmesi pek mümkün görünmüyor. En son İtalyan Vogue Dergisi’nin kilosu yerinde olan muhteşem kadınlarla yaptığı çekimin etkisini önümüzdeki günlerde göreceğiz. Çizgileri belirleyen tercihleri yapan insanlardır. Bu çizginin mesafesini kesinlikle tüketici kendisi belirlemeli. Bu mesafenin ayarını yapmak konusunda insanların başarılı olmaları tabi ki çok kolay olmuyor. Bu yüzden podyumdaki etki, gerçek hayatta estetik değil komik olabiliyor.

WR: Slim konseptinin yani inceliğin sınırı ne olmalı?

Aslında insanın kendisini en sağlıklı hissettiği, duruşunda bozukluklara sebep olmayan kilo daima

ideal olandır. Konu yine tek noktada kilitleniyor. İnsanın kendisini iyi tanıması, vücudunun güzel olan

taraflarını ve kusurlarını doğru tespit ederek kendisini ideal incelikte tutması en doğrusudur. Balık etinde olan çok güzel kadınlar olduğu gibi, ince olan fakat maalesef çok sağlıksız ve mutsuz duran örneklerle dolu çevremiz.

Ahu Yağtu (Manken)

WR: Güzel kadını nasıl tanımlıyorsunuz? Güzellik

olgusunun beden ölçüsü ile ne kadar ilgisi olduğunu düşünüyorsunuz?

Güzellik kavramının kişinin, algısına, kültürüne, vizyonunave yaşadığı döneme göre değişen göreceli birkavram olduğunu düşünüyorum. Benim için güzel kadın,kendine duyduğu güveni çevresine yansıtan, ince fizikli,yaşam tarzına göre stilini oluşturmuş ve bakımlı olmalı.Evet, güzellik olgusunun, estetik değerler anlamında beden ölçüsüyle ilgisi var. Estetik açıdan ince (ama zayıfdeğil) uzun bacaklı ve uzun boylu kadınlar (modeller)kıyafeti iyi taşıyorlar.

WR: “Slim” konsepti ile ilgili düşünceleriniz nelerdir? Bu akım kadınları ve moda dünyası nasıl etkiliyor? Podyum ve gerçek hayat arasında bir çizgi olmalı mı?

Slim bu aralar yeni trend. Moda dünyası her zaman bu tip modelleri tercih etti. Hollywood yıldızları ise modellere özendi ve 32 bedene kadar indi. Bu arada kameranın koyduğu kiloları da göz ardı etmemek lazım. Ünlülere özenen modaseverler de bu uğurda zaman ve para harcayarak, slim akımının gündelik yaşama taşınmasında katkıda bulundular. Sağlık göz önünde bulundurarak verilen

kilolara itirazım yok fakat sadece moda olduğu için sürüye ayak uydurma çabası içinde yapılan her şey “kaplama” duruyor. Ancak buna bir sınır konulacaksa bile bu sınırı bence kişiler kendi vizyonlarına ve hayat tarzlarına göre belirlemeli, bunun için de kişi kendini bilmeli.

WR: Slim konseptinin yani inceliğin sınırı ne olmalı?

Slim’in sınırı 34 beden olmalı. 32 beden olunacaksa da biraz yuvarlak hatlara sahip olunmalı, aksi takdirde estetikten yoksun görüntüler oluşuyor.

Gülay Özdem, (Spiker)

WR: Güzel kadını nasıl tanımlıyorsunuz? Güzellik olgusunun beden ölçüsü ile ne kadar ilgisi olduğunu düşünüyorsunuz?

Güzellik olgusunun benim için tanımı; orijinal olabilmektir. Beden ölçüsünün güzellikle bir ilgisi olduğunu düşünmüyorum. Gözlerinin içini yansıttığı ölçüde güzeldir insan, diğerleri sağlık, beden ölçüsü gibi başlıkların alt metnidir.

WR: “Slim” konsepti ile ilgili düşünceleriniz nelerdir? Bu akım kadınları ve moda dünyası nasıl etkiliyor? Podyum ve gerçek hayat arasında bir çizgi olmalı mı?

Slim ya da diğer kavramlar gelip geçici geliyor bana. Herkesin kendine has özellikleri vardır hayatta; ama nedense kimse kendi gibi davranmıyor ya da görünmüyor. Herkes bir başkası gibi olmanın derdinde, bunu anlayabilmiş değilim. Sıfır beden ya da büyük beden olmak kişisel huzurunuzla ilgilidir. Siz hangi bedende mutluysanız o bedende güzelsinizdir. Üstelik artık büyük beden mankenler de var. Sanırım bu sıfır beden algısının birçok insanı hastalıklara hatta ölümlere götüren sonuçlarına bir tepki. Ben kendi bedenimle ilgili kilolu olmamayı seviyorum. Bunun için özel bir şey de yapmıyorum.

WR: Slim konseptinin ya da farklı şekilde soracak olursak inceliğin sınırı ne olmalı?

İncecik kadınların podyumda giydikleri, sırf moda diye hiç olmayacak bedenlere giydirilince tabii ki çok hoş görünmüyor. Zaten sırf moda diye herkesin tek tip olması da bence hoş değil. Üzerinizde sizi yansıtan bir şeyler varsa sizin modanız budur işte.

 

kwanpen