Tıbbın Yeni Mucizesi: Kök Hücre

Tıbbın Yeni Mucizesi: Kök Hücre


Dr. Ziya Şaylan

Son dönemde adından oldukça sık bahsedilen “kök hücre” tedavisi aslında insanın kendi kendisini onarabilme yeteneğinden yola çıkıyor. Yine de insanların kafasındaki soru işaretlerinin tam olarak giderilememiş olmasından dolayı, kök hücre konusunda bir çekince de süre geliyor. Bu konuda ülkemizde de henüz tam anlamıyla bir fikir birliği oluşturulabilmiş değil. Estetik cerrahı olan ancak kök hücre konusunda yaptığı çalışmalarla öne çıkan Dr. Ziya Şaylan ile dünyayı sarsan olaylardan olan kök hücre hakkında konuştuk.

Esas, insanın kendi kendini tamir etmesi

“Tıp eğitimimiz sırasında kök hücreyi öğretmediler bize. Aslında bizleri biraz megaloman yetiştirdiler ve bir adım da ileriye gidemediğimizi düşünüyorum. Rahatsızlıkları tedavi etmek için daha kesin bir sonuç istiyorsanız kök hücreyle uğraşacaksınız, virüslerle uğraşıp onları eğiteceksiniz. Tedavi amaçlı kimyasal maddelerin pek çok zararı mevcut. Esas, insanın kendi kendini tamir etmesi.

Kök hücreler fonksiyonu olmayan hücrelerdir. Kurulduğunda çalışan oyuncaklar gibi. Ödev verilmesi lazım onu da yapanlar büyüme hormonları. Deri için var, kas için var, kıl için var, damar için var. Kesik olduğunda parmağında vücut diyor adale hormonuna; git tamir et. Bu şekilde oluyor. Bazı hayvanlar kendini tamamıyla yenilebiliyor, insan bunu yapamıyor. Bir tek karaciğerimiz kendini yenilemek durumunda. Çünkü karaciğer segmental bir organ, çoğalıyor. Ama işte kök hücre sayesinde bu yenilenmeyi sağlamayı başladık.”

Kordon kanı sakıncalı olabilir

“Önce doğumda, kordon kanıyla başladı bu iş, şimdi ise yasak bunlar. Geçtiğimiz günlerde Sağlık Bakanlığına çağırdılar, yönetmelik hazırlanıyor ben de raporumu verdim ki benim düşüncem de bebekten alınacak hücrelerin zararlı olabileceğini yönünde. Zararlı olabilir, teratron denen tümörler oluşabilir. Bir de dokuyu farklı büyütüp, kansere benzeyen durumlar oluşturabilir. Daha açıklanmadı ama Amerika’da henüz tamamlanmamış bir araştırma var, ancak o kabul edilirse izin verilecek.”

Artık, insanın yağından kök hücre elde ediliyor

“Biz bugün insanın kendi yağından kök hücre elde ettik. Kemik iliğine geçtik, şimdi kan üzerinde çalışıyoruz. Omurilik zedelenmelerinde de kök hücre kullanarak tedaviye gidiliyor. En büyük sonuç MS’de elde edildi. Bu işte öncü olan Kanada, Kanada nüfusuna göre en çok MS olan ülke dünyada. Mesela bir Jamaikalı Jamaika’da MS olmuyor ama Kanada’ya gidince oluyor. Bu kalıtımsal bir şey değil de coğrafik bir şey. Biz bir hata yapıyorduk kök hücreyi veriyorduk ama bozuk materyal duruyordu içeride. Şimdi aynı kanser tedavisi gibi o hastanın bütün bağışıklığını silip yok ediyoruz, ardından yeni bağışıklık sistemi verince onu kabul ediyor.”

Kök hücre yaşam kalitesini arttırıyor

“Kan kanserinde yüzde 100 başarı sağlanıyor. Kan hastalıklarında müthiş iyileşmeler var. Bir de işin mali tarafı var. Kök hücreye yatırılan araştırma parası ölenlerin devlete verdiği zarardan çok daha az. Hastalar artık iyileştirilebiliyor. MS için yaklaşık 18.000.000 dolar harcama yapılıyor, en fazla ömürleri uzuyordu ama şimdi tedavi başlayınca sonuçlar düzelmeye başladı yavaş yavaş. Artık Tip 2 şekeri tedavi edebiliyoruz. Şeker ortadan kalkınca damarlar kireçlenmiyor, kalp rahatsızlıkları oluşmuyor, hafızası zarar görmüyor, vücutta yaralar oluşmuyor, prostat problemleri yaşanmıyor. Yaşlılığı daha rahat geçirmeyi sağlıyor ve yaşam kalitesi artıyor. Hele Türkiye gibi erken emekli olunan bir ülkede bu çok önemli.”

Doktorlar tüccar gibi düşünüyor

“Amerika Birleşik Devletleri (ABD)’den döndükten sonra iş kurmaya kalktım ‘Çıldırmışsın sen’, dediler. Oysa daha bilgi ve enerji doluyum. Bir bilim adamının, bir doktorun tecrübe ve birikimini uygulamak, paylaşmak adına en verimli olacağı dönem bu. Zaten artık orta yaşın sonu 65. 65-75 arası erken yaşlılık. 75-85 arası ise orta yaşlılık. 85’ten sonrası tam yaşlılık. Türkiye’de kimse kimseye bir şey öğretmiyor, bilgi bencilliği var. Doktor, Latince ‘öğretmen’ anlamına geliyor. Biz öğretmek zorundayız . Bu iş böyle başlamış. Ama şimdi çok kötü sonuçlar var. Türk doktorları belki başarılı ama hatalı düşünüyorlar, yanlış düşünüyorlar, tüccar gibiler.

Sağlık Bakanlığı yeni bir çalışma başlattı kök hücre konusuyla ilgili. Kök hücreyle uğraşan kişiler, kurumlar gidip bakanlığa bildirecek. Kök hücre tedavisi uygulatmak isteyen hasta Bakanlığa başvuracak ve gideceği doktoru buradan kontrol edebilecek. Böylece ehliyetsiz kişilerce yapılan ve pek çok olumsuz neticeyi de beraberinde getiren çeşitli uygulamaların da önüne geçilmiş olacak. Kanada’da uygulanan sistemin bir benzeri bu. Çok faydalı olacağını düşünüyorum.

Artık kök hücre tedavisi, tıbbın her alanına yayılıyor. Kanser olana hematolog bakıyor. MS olan bir hasta nörologa giderdi, artık ABD’de kanbilimcilere gidiyor. Çünkü bunlar bağışıklık hastalığı. Bir sürü şey değişti artık. Kalp hastalıklarında o dereceye gelindi ki kök hücre kalbe enjekte edildiğinde kalp nakline ihtiyaç kalmayabiliyor. Neşterli ya da neştersiz estetik uygulamalarda da kök hücre kullanılıyor artık. Gerçi tıptaki çok kritik rahatsızlıklar için sunduğu avantajlarla kıyaslarsak estetikteki önemi çok az elbette. Kök hücrenin estetik kullanımı yüzde 2.”

Estetikte kök hücre

“Yaşlanma konusunda kök hücrelerin en büyük faydası çevresel faktörlere karşı vücudu koruyor olmaları. Örneğin, insanın en çok yaralanan organının göz olduğu ortaya çıktı geçenlerde yapılan bir araştırmada. Günde yaklaşık 2000-3000 defa yaralanıyor göz. Vücut bir kese yapmış, içinde kök hücreler var. Her açıp kapattığınızda göz yaşıyla gözü tedavi ediyor. PRP burada var, doğal olarak var. Göz doktorları ameliyattan sonra PRP damlatıp tedaviyi hızlandırıyorlar. Ben şimdi yayınlıyorum amerika’da yüz germe ameliyatlarından sonra PRP kullanımı iyileşmeyi hızlandırıyor. Morarma olmuyor şişme olmuyor. Bunlar vücudun inşa elemanları. Çok daha güzel iyileşiyorlar bunlarla birlikte.

Estetikteki uygulaması genellikle enjeksiyonla oluyor. Dışarıda ticari ürünler satılıyor ama bunlara pek güvenmediğimden biz hastanın kendi kanını işlemden geçiriyoruz. Koldaki damardan alınan bir tüp kanın içindeki alyuvarlar santrifüjle ayrıştırılıyor, geriye kalan akyuvarlar ve kalsiyum ile yoğunlaştırılıp cilde verildiğinde içindeki büyüme hormonları ve onarım özelliği olan hücreler sayesinde yüze verildiyse kırışıklıklar azalıyor , saç derisine verildiyse saç çoğalıyor , güçleniyor, yara olan yere verildiyse yaralar iyileşiyor. İğneli bir makaramız var, deri üzerinde binlerce delik açıyor ve kişinin kendisinden aldığımız ve işlemden geçirdiğimiz kanın cildin derinlerine girmesini sağlıyor. Burada bütün dava yaralanma aslında, vücut iyileşirken bundan faydalanıyor. Mesela iğneleri ilaçlanarak yapılan bir yöntem var; ilaçla hiç alakası yok aslında, ciltteki iyileşmeyi sağlayan aslında ciltte oluşan yaralanma ve bu noktada devreye giren cildin kendini tamir etme mekanizması. ”

İlave Bilgi:

Vücudunuzda bulunan onarıcı hücreler ve kök hücreler sizin genetik olarak özelliklerinizi taşırlar (Progenitor Cells) ve yaralanan, hastalanan veya ufalan doku ve organlarınızı onarıp düzeltirler ve hatta eskisinden daha iyi bir duruma getirebilirler. Mesela yüz deriniz yaşlandığında büyüme faktörlerinden oluşan onarıcı hücreler yapılacak tıbbi uygulama sonucu yüzünüz daha genç bir görünüm kazanacaktır. En son yapılan araştırmalarda yağ (adipoz) dokusundan elde edilen hücreler tam olarak kök hücre özelliği taşımamakta ve zarar görmüş hücreleri iyileştirmekte ancak yeni dokular oluşturmamaktadır. Mesela yağ kökenli onarıcı hücreler memeleri büyütmez ama yaşlanmış ve sarkmış memeleri toparlayabilir.

Dikkat edilmesi gerekenler

“Doğru doktora gidilmesi çok önemli. Bir hasta mutlaka gideceği doktoru tanıyan hastalarla konuşmalı. Bu çok mühim. Kadın kadına daha kolay anlaşıyorlar. Hastanın kendi deneyimini paylaşması çok daha önemli oluyor.”

Kadınların güzelleşme tutkusu

“Bir sürü hasta oldu öldü, ölümler oldu, sakatlanmalar oldu.  Artık kadınlar akıllandı. Kadınlar estetik müdahalede sıfır komplikasyon istiyor. Eskiden bu işler çok pahalıydı, zenginler yapardı ya da sahne sanatçıları yapardı. Onlar da bir ay evde kalabilirlerdi iyileşmek için. Artık kadınlar çalışıyor, çalışan kadına bir ay on beş gün evde kal diyemezsin. En son yöntemlerde öğle paydosunda gelip gidiyorlar. Ertesi gün iş başı yapıyorlar. Bazı kocalar anlamıyor kadınların neden böyle şeyler yaptırdığını. Aslında temelinde kendini iyi hissetmek. Ama benim önerim öncelikle kadınlar etetiği kendileri için yaptırsınlar. Kocaları aldatıyor diye gelmesinler bize. Herkes kendisi için yapsın. Çok zor bir estetik hastasını takip etmek, ona bakmak. Kendi ruhsal bozukluklarını yansıtıyorlar, doyuma ulaşmıyorlar. “Tamam, bitti, ameliyatım çok güzel oldu” demiyorlar. Sürekli yeni kusurlar görmeye başlıyorlar. Almanya’da biz bu işi öğrenirken bizi müzelere yollarlardı estetiği, güzelliği tanıyalım diye. Genç doktorlara diyorum ben de gidin müzelere. Sanatın ne olduğunu anlayın. Bu çok mühim bir şey. Bir hocam derdi, hastayı eve yollayacaksın, soyun evde aynanın karşısına geç vücudunu tanı diyeceksin. İnsanlar vücutlarını tanımıyorlar.”

İş hayatında güzel görünmek önemli

“İş dünyasında güzel görünmek çok önemli. Bir sosyologun araştırması var; dükkana müşteri geldiğinde genç ve sağlıklı satıcıya yöneliyor. Personel müdürünün masasına fotoğraf koyuyorlar, genç ve sempatik olanları seçiyor. Şişmanları, sigara içenleri işe almıyorlar. Kokuyorlar çünkü. Şişmanların hareketleri sınırlı, çok hasta oluyorlar.”

Zayıflamak vücudu zehirler

“Şimdi aşırı zayıflamayın ölürsünüz diyoruz. Zayıflayınca bütün o zehirler kana karışıyor, vücudumuz kimyasal atık deposu. Bütün o midesine kelepçe taktıranlar kanserden ölüyorlar. Vücut atamadığı zehri yağlarda biriktiriyor. Biz zayıflayınca zehirler kana karışıyor. Ameliyatlarda alınan yağları incelediğinizde korkunç miktarda kurşun çıkıyor. Ama insan zayıflayınca bunlar kana karışıyor ve insanı zehirliyor.”

Ameliyatlar ortadan kalkacak

“Uzun vadede kök hücreyle hastalıklar ortadan kaldırılacak. 30-40 sene sonra ameliyatların olmayacağını düşünüyorum. Tüm tedaviler kök hücre, lazer ve gen teknolojisiyle olacak. İnsan ömrü uzayacak, bugün 100’e yaklaşıyor 120’ye ulaşacağız. Bir insan 120’den fazla yaşayamıyor çünkü ömür kromozomlarımızın bölünmesi ile sınırlı. Şimdi bu sorun aşılmaya çalışıyor, belki o zaman 150 yıl yaşayacağız. Elbette doğum kontrolü bu durumda çok daha fazla önem kazanacak giderek azalan kaynaklar düşünülürse…”

 

İlave Bilgi:

PRP (Platelet Rich Plazma)  Platelet trombosit demek olup; trombositler kanımızda var olan hücrelerdir. Sayıları ortalama 300.000 kadar ve ömürleri yaklaşık 4 gündür. 2-4 mm çaplı bu hücreler kanın pıhtılaşma veya akışkanlık özelliklerini ve yaraların iyileştirilmesinde yara yerinin temizlenmesi görevlerini yerine getirir. Ayrıca trombositlerden salınan büyüme faktörleri hücrelerin onarım mekanizmasını devreye sokarak yaraların iyileşmesini sağlamaktadır. Günümüzde, saç ve cilt yenileme gibi estetik tedavi uygulamalarda PRP kullanımı yaygınlaşmaktadır.

kwanpen