Ladurée

Ladurée

Ladurée… Baştan çıkarılmak için çok fazla neden sunuyor

Dünyanın en leziz tadlarından ‘Makaron’un yaratıcısı ünlü Fransız çay salonu ve restoranı Ladurée, 1862’den bugünlere gelen hikayesi, tam anlamıyla ‘Fransız’ olan pastaları, dondurmaları, çikolataları ve tarih kokan asil dokusu ile efsaneleşmiş durumda. Bebek ve İstinye Park butiklerinde markanın imzası olan, şık kutularında sıralanmış rengârenk ve büyüleyici makaronların yanı sıra Ladurée’nin çeşit çeşit çikolata koleksiyonları, şekerlemeleri, dondurmaları ve reçelleri de İstanbullu Ladurée tutkunları ile buluşuyor.
 

Her şey, 1862 yılında, Fransa’nın güneybatısında değirmencilik yapan Louis-Ernest Ladurée’nin, Paris’in 16’ncı Bölgesi Rue Royal’de bir fırın açmasıyla başlıyor. 1871’de, 3’üncü Napolyon devrinde,  Baron Hausmann Paris’e “yeni bir çehre” kazandırmak üzere kolları sıvıyor ve şehirde opera salonları, bulvarlar vb. yeniliklere imza atıyor... Bu dönemde çıkan bir yangın sonrası Louis-Ernest Ladurée, fırını, eşiyle birlikte pastaneye dönüştürüyor. O yılların en ünlü ressamı ve afiş sanatçılarından biri olan Jules Cheret Vatikan’daki Sistine Şapeli ve Paris’teki Garnier Operası’nın yapım tekniklerinden esinlenerek Ladurée’nin dekorasyonunu tamamıyla değiştiriyor ve Cheret’in yarattığı bu görünüm, zamanla pastanenin simgesi haline geliyor.
 

Dışı kıtır, içi ağızda eriyiveren, yuvarlak, yumuşak bir küçük pasta olan Ladurée makaronlarının hikayesi ise Louis Ernest Laduree’nin küçük kuzeni Pierre Desfontaines‘in, 20’nci yüzyıl ortalarında iki makaronun arasına bir tür reçel olan leziz ganaj kreması koyarak birleştirmeyi akıl etmesiyle başlıyor.
 

Ladurée’nin çikolatalı, vanilyalı, kahveli, frambuazlı, fıstıklı, limonlu, yaban mersinli, portakal çiçekli, karamelli makaronları her zaman mevcut. Ladurée, bizlere sürpriz yaparak makaron koleksiyonuna sezonluk farklı lezzetleri de ekliyor.

kwanpen